ABD Başkanı Donald Trump, ikinci döneminde zorlu bir haftayı geride bıraktı. Son günlerde hem Kongre’den hem de mahkemelerden gelen müdahaleler, Trump’ın öne çıkan projelerine önemli engeller koydu. İngiliz Financial Times’a göre, bu gelişmeler, Trump’ın etrafında oluşturduğu siyasi dokunulmazlık algısını sarsmaya başladı.
İran meselesi, Trump için en dikkat çekici gelişmelerden biri olarak öne çıktı. Temsilciler Meclisi, İran’a yönelik yeni askeri adımların Kongre onayı olmadan atılmasını engelleyen bir tasarıyı kabul etti. Bu kararın geçmesinde dört Cumhuriyetçi temsilcinin Demokratlarla birlikte oy kullanması etkili oldu. Yasal olarak bağlayıcı olmayan bu karar, Cumhuriyetçi partideki rahatsızlığın yalnızca İran politikasıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Bazı Cumhuriyetçiler, Trump’ın desteklediği sert tutumlu adayların kasım ayındaki ara seçimlerde partiyi zor durumda bırakabileceğinden endişeliler.
Trump, geri adım atmak zorunda kaldığı bir diğer konu ise “silahlaştırma karşıtı” fon oldu. Siyasi amaçlarla adalet sisteminin kullanılmasını eleştiren çevrelere destek sağlamayı hedefleyen 1.8 milyar dolarlık bu fon, muhalefet tarafından Trump ve müttefikleri için oluşturulmuş bir “siyasi cadı avı” kaynağı olarak eleştiriliyordu. Mahkeme kararıyla bu proje askıya alındı. Ayrıca, Kennedy Center’a Trump’ın adının eklenmesini de içeren dönüşüm projesi yargı engeline takıldı. Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato, Beyaz Saray balo salonu için istenen 1 milyar dolarlık finansmanı reddederek, Trump’a kendi partisinden gelen başka bir fren örneği sundu.
Tüm bu gelişmelere rağmen, Financial Times’a konuşan uzmanlar, Trump’ın hâlâ Cumhuriyetçi Parti’nin en güçlü figürü olduğunun altını çiziyor. Ancak bu süreç, Kongre, yargı ve parti içindeki muhalefetin etkisiz kaldığı yönündeki algının ilk kez ciddi bir şekilde sorgulanmasına yol açıyor. Gazete, geçtiğimiz haftalarda yaşanan gelişmelerin, Trump’ın siyasi hareket alanına yönelik yeniden kurumsal sınırlar çizilmeye başlandığını gösterdiğini belirtiyor.