Trump Müslüman Kardeşler’i Terör Örgütü Listesine Alma Hazırlığında

“`html

Müslüman Kardeşler Sözcüsü Talat Fehmi, Trump Yönetiminin Kararını Değerlendirdi

Müslüman Kardeşler’in (İhvan el Müslimin) Türkiye’deki sözcüsü Talat Fehmi, ABD’nin Donald Trump yönetiminin, hareketin Mısır, Ürdün ve Lübnan’daki kollarını “terör örgütü” olarak nitelendirme çabalarına dair BBC Türkçe‘ye önemli açıklamalarda bulundu.

Fehmi, Müslüman Kardeşler’in terörü kesin bir dille reddettiğini ve barışçıl yöntemler ile reform fikirlerini benimsediklerini vurguladı.

Trump yönetiminin attığı adımı siyasi bir mesele olarak değerlendiren Fehmi, bu kararın altında yatan sebepler arasında “Batı’daki aşırı sağın etkisi, ABD’nin İsrail’i memnun etme çabası ve Arap dünyasındaki otoriter rejimler” olduğunu öne sürdü. Ayrıca, bu adımın genç kuşakları hareketten uzaklaştırma amacını taşıdığını dile getirdi.

Talat Fehmi, Hamas’ı Filistinliler için bir “ulusal kurtuluş hareketi” olarak desteklediklerini de ifade etti ve Hamas’ın Müslüman Kardeşler’in bir parçası olmadığını aktardı.

Müslüman Kardeşler: 98 Yıllık Tarihe Sahip İslamcı Hareket

Müslüman Kardeşler, 1928 yılında Mısır’da Hasan el-Benna tarafından kurulan ve 98 yıllık serüveni boyunca Arap dünyasında önemli bir güç haline gelen bir siyasi İslamcı harekettir.

Zaman doldukça birçok ülkede doğrudan ya da dolaylı olarak Müslüman Kardeşler ile bağlantılı teşkilatlar bulundu. “Arap Baharı” döneminde, 30 yıllık Hüsnü Mübarek yönetiminin sona ermesinin ardından 2012’deki seçimlerde, Müslüman Kardeşler’in öncülüğündeki Özgürlük ve Adalet Partisi kazandı. Bu gelişmenin sonucunda, yeni cumhurbaşkanı olarak Muhammed Mursi göreve geldi.

Ancak 2013 yılında Mursi’nin yönetimine karşı büyük protestolar patlak verdi ve askeri müdahale sonucunda yeni yönetim Müslüman Kardeşler’i “terör örgütü” ilan etti.

Trump’ın Söz Konusu Kararnamesinin Gerekçeleri

Trump’ın 24 Kasım tarihli başkanlık kararnamesinde, Müslüman Kardeşler’in küresel bir yapı haline geldiği ve çeşitli ülkelerde Amerikan çıkarlarına tehdit oluşturduğu öne sürülmüştür.

Kararnamede, “Müslüman Kardeşler’in Lübnan, Ürdün ve Mısır’daki kollarının, ABD vatandaşlarına yönelik şiddet faaliyetlerinde bulunarak istikrarsızlık yarattığı” iddia edilmektedir. 7 Ekim 2023 tarihinde İsrail’e düzenlenen saldırılardan sonra bu grupların da dahil olduğu vurgulanmıştır.

Buna ek olarak, ABD Dışişleri ve Hazine Bakanlıkları’ndan, konuyla ilgili 30 gün içinde rapor sunmaları talep edilmiştir. Rapor sonrasında, 45 gün içerisinde Müslüman Kardeşler’in alt birimlerinin “yabancı terör örgütleri” listesine dahil edilmesi yönünde adımlar atılması beklenmektedir.

Aşırı Sağın Etkileri ve Yan Etkiler

2013’ten sonra bazı Müslüman Kardeşler üyeleri yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Bu süreçte, Londra ve İstanbul merkezli iki ayrı liderlik kadrosu oluştu.

Londra merkezli grup, Trump’ın kararına itiraz etme niyetindeyken, Talat Fehmi ise kararı hukuki değil siyasi bir anlayışla yorumladı. Fehmi, Trump’ın eyleminin arkasında, en başta İsrail’i memnun etme amacının yattığını ifade etti.

Fehmi, mevcut durumu ise “Aşırı sağın yükselişi” ile ilişkilendirdi. Bu kesimlerin Müslümanlara karşı olumsuz bir tavır sergilediğini ve bu durumun dünya genelindeki dengeyi tehlikeye attığını belirtti.

Ayrıca, Trump’ın adımının bazı Arap yöneticilerin etkisinde kaldığına inanıyor, bu durumun da gençlerin Müslüman Kardeşler hakkındaki algısını olumsuz etkilediğini savunuyor.

Müslüman Kardeşler ve Hamas İlişkisi

Trump’ın kararında Müslüman Kardeşler’in Hamas ile ilişkilendirildiği iddiaları önemli bir yer tutmaktadır. ABD ve birçok ülke Hamas’ı “terör örgütü” olarak tanımaktadır.

Talat Fehmi, günümüzde Hamas’ın Müslüman Kardeşler’in bir parçası olmadığını, 2017’de bu durumu kamuoyuna açıkladığını söyleyerek bu iddiaları yanıtladı. Müslüman Kardeşler, Hamas’ı bir ulusal kurtuluş hareketi olarak tanımakta ve desteklemektedir.

Müslüman Kardeşler’in İddialara Yanıtı

Fehmi, Müslüman Kardeşler’in Mısır ve Ürdün’de herhangi bir silahlı eylem içinde olmadıklarını savunarak, grubun sadece barışçıl bir şekilde varlık gösterdiğini ifade etti.

Lübnan’da ise Müslüman Kardeşler adında bir örgüt olmadığını, Cemaat-i İslami’nin yasal bir yapı olarak faaliyet gösterdiğini belirtti. Fehmi, silahlı bir fraksiyonun varlığına dikkat çekse de, bunun Lübnan’ın genel siyasi yapısından kaynaklandığını ifade etti.

Terör Örgütü Olarak İlan Edilirlerse Ne Olacak?

ABD’nin Müslüman Kardeşler’in kollarını “terör örgütü” olarak tanıması halinde, Fehmi, faaliyetlerine yasalara uygun şekilde devam edeceklerini söyledi. Müslüman Kardeşler, birçok ülkede durumlar yaşamış olsa da düşüncelerinin toplumda köklü bir yer edindiğini vurguladı.

“`

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir